27 Ara 2008

Sözcükler de Yanar...

27 Aralık 2008


Gözleriniz onu görmek ister yakınlarınızda biryerlerde… Dokunmak istersiniz ölürcesine… Ama yapamazsınız, göremez ve dokunamazsınız… Bağırır ve çağırırsınız etrafta… Ama duyan olmaz… Ulaştıramazsınız sesinizi ona… Sonra geri dönersiniz yatağınıza… Boş gözlerle bakıp, hoş sözler yazarken defterinize o çıkar gelir… Alır kalemi elinizden ve yazmaya başlar…

Seni Seviyorum…

Seni Seviyorum…

Seni Seviyorum…

Sonra siz de yazmak istersiniz, ama elinden kalemi almadan… Gider başka birtane bulur ve yazarsınız…

Seni Seviyorum…

Seni Seviyorum…

Seni Seviyorum…

Etraf bu sözlerin yazılı olduğu kağıtlarla doludur ve boğulmak istersiniz bunların içinde… Kağıtlar o kadar çok ki şimdi, birbirinizi göremez hale gelirsiniz… Yeni bir tane yazmak için kalem ararsınız, bulamazsınız… Onu ararsınız, bulamazsınız… Çığlıklar atarsınız ama sesinizi duyuramazsınız… Parçalarsınız kağıtları, ama atacak yer yoktur, kurtulamazsınız… Sonra cebinizdeki çakmağı farkedersiniz, yakarsınız hepsini… Sonra siz de yanarsınız…

Aşk böyledir işte… Fazlasıyla yaşanan herşeyin birgün altından kalkılamayacak kadar ağır olduğunu görürsünüz… Ben kötü tarafından bakıyorum belki… Ama şu an o kağıtların içinde boğulanların bu yazdıklarımı onaylaması bir ufak kıvılcıma bakar…

5 YoRuM:

feanor dedi ki...

O kağıtların içinde yana yana büyüyoruz hepimiz.
Vücudumuzda izi olmasa da yaşadıklarımızın, ruhları yanıklarla dolu hepimizin...

Tuana dedi ki...

O yakılan sözcüklerle beraber derin bir iz kalır bizde ve hiçbir zaman geçmez, izi bırakan da unutulmayan olur beynimizin bir köşesinde kalır.

bariisss dedi ki...

/feanor/: Ne yazık ki ruhları söndürmenin yolunu bilenimiz yok...

bariisss dedi ki...

/Tuana/: Keşke sözcüklerin külleriyle, kalan izler de uçsa git se değil mi...

beenmaya dedi ki...

ve de o yanık izi asla geçmez kalır içinde bir yerlerde. ama yine de yaşamaya değer bence diye düşünürüm hep...