12 Kas 2008

Yalnızlığın Gözyaşları


Yalnızlıkla uyandım bugün. Ben uyandığımda o uyuyordu hala... Kalktım yataktan buruk bir şekilde ve giyinmeye başladım... Yalnızlığın nefes alış verişlerini duyabiliyordum odanın dışından... Uyuyordu... Gürültülü olarak halletmeye çalıştım işlerimi, uyansın da gitsin diye. Hem yatağımı hem de kalbimi işgal ediyordu tüm gün... Onu evde bırakıp çıktım... Dolaştım, yemek yedim... Hava kararmaya başlayınca döndüm Anahtarı deliğe soktuğumda, henüz çevirmemişken, kapı açıldı... Yalnızlık karşılamıştı hyine beni... Alışkındım onun yüzündeki gülümsemeye, bu halim mutlu ediyordu onu... Ne zaman gideceksin diye sorduğumda gördüğüm tek şey o gülümsemesiydi... Yani benim de içim acımaya devam ediyordu...


Gün gelecek diyorum içimden, gün gelecek ve yalnızlık ağlayarak gidecek evimden... O, kapıdan çıktığında ben gülümseyerek karşılayacağım mutluluğu... Ve taşınacağız o evden, bizi bir daha bulamasın diye...

3 YoRuM:

Tuana dedi ki...

Ne demiş Cemal Süreya; ''Ben neredeysem yalnızlığın başkenti orası''...
Yazıyı okuduktan sonra direkt bu aklıma geldi.
Yaşadığım şeyleri düşündüm birden, yalnızlık uzun zamandır benimle, beni terketmeye niyeti yok gibi, ama biliyorum bir gün çekip gidecek ve bir daha gelmeyecek...
Gitmesini bekliyorum, oysa alıştım ona ama gitmeli daha fazla içimi acıtmadan gitmeli...

Vladimir dedi ki...

Yalnızlık bence güzel bir şey. Yalnızlığının içini doldurabilenler en zengin insanlar. Sonra yalnızlık bir çoğalıyor, yalnız olmadığını anlıyorsun.

bariisss dedi ki...

/tuana/: Yalnızlık hiçbiryerde kalıcı değildir, elbet gidecek...

/vladimir/: bana yalnızlığın güzelliklerini anlatsan da ben de mutlu olabilsem onunla...