12 Eyl 2008

Postalanmayan Mektup


İnsanlar hata yapar, farkına varıp telafi eder bunları sonra. Ya da aynı hatayı tekrarlamamayı öğrenir... Bazen de hayat tekrarlamayı gerektirir...


İnsanlar bencildir... Kendilerini mutlu eden şeylerin sebepleri olan insanları umursamayabilirler. Önemli olan okşanan gururlarıdır...


Sen, benim kalbime girmek üzereyken, tam da o hani "aşk" denen şeye yaklaşmışken bu hisler, onların tıpkı karşılıksız çek gibi, var gibi görünen ama aslında olmayan şeyleri yansıttığını gösterdin... Ben ise özürlerine cevap olarak, peki dedim ve hislerimi, seninkiler seviyesinde yansıttım sana... Senin de bunları anlayabilmeni bekledim. Belki zor olacaktı benim için, ama oalcaktı işte!


Ve sen, yapmanı beklediğim şeyi yapmadın... Sen kalbimin kapısındaydın, söylemiştim ya hani... Benim asıl duygularım belliydi, sadece bastırıp, olması gerekeni yapmaya çalışıyordum... Peki sen ne yaptın?

Tam da benim ihtiyacım olan şekilde sarıldın bana... Bir arkadaş, bir dost gibi değil... Başta söylediğim bencillikle alakalı şeyi tekrar oku şimdi...

Sen zaten ne yaptığını biliyorsun... Ben de biliyorum ne yaptığını, ama duygularım da ne olduklarını bildikleri için, karşı koyamadım ben... Belki bir miktar pişmanlık duyarsın diye söylüyorum... Belki de duymazsın...İkinci kez aynı hatayı yapmak ve bunun hata olduğunu kabul etmek pek kolay olmaz... Hayır, pişman değilsin sen... Aksine mutluydun belki de yaptıkların için...


Ama, şunu bil ki; sevgiyi haketmek kolay değildir... Sevmek de kolay değildir... Zor olan şeylerin bu denli kolay ( kullanılması demek istemiyorum, ama belki de böyledir...) harcanması tuhafıma gidiyor...


Bunları sen hiçbir zaman okumayacaksın, ben içimdeki senle konuştum, sana yazdım bunu... Şimdi bu mektubu yırt ve at... Sonra da içimden çık ve git...

6 YoRuM:

Vladimir dedi ki...

Seneler önce "erkekler neden her yazdıkları mektubu gönderemezler" isimli bir kitap okumuştum. İsmi ilginç gelmesi bir yana yazdığım bir mektubu gönderemediğim günlere denk gelmişti. AMa o mektuğları neden gönderemediğimizin yanıtını o kitapta bulamamıştım.

Hayatımıza girenler ve çıkanlar oluyor, veda ettiğimiz kimseleri orada bırakmayı öğrenmek zaman alıyor. Keşke hayatımıza giren kimseler hep orada hep içimizde ve o güzel yerde kalabilseler.

bariisss dedi ki...

O bahsettiğin güzel yerde kalanlar da var elbette ki, ama o güzel yeri haketmeden alanlar ise oradan çıktıklarında bıraktıkları iz ve izlenimler iyi yönde olmuyor... Bu mektubu yazdığım kişi, henüz o güzel yerde, ama hakedip haketmediği tartışmasını yapıyorum şu anda kendimle...

Tuana dedi ki...

Hani aşka teğet geçersin ya sonra kendini frenleyip karşındaki kişinin seni hakedip haketmeyeceğini sorgularsın.
Tamda öyle bir dönemdesin sanırım, iyi sorgula düşüncelerini.
Sevgiler.

bariisss dedi ki...

Haklısın "tuana"... Teşekkür ederim yorumun için...

khaoskhronos dedi ki...

aşk dediğimiz muammada karşı taraftan beklentileri ne kadar asgariye indirgersek o denli iyi hissedebiliyoruz aslında. karşındakinin potansiyeli ve yapısı nedir bilemem, ama büyük misyonlar yükleme derim. ya da içinde başka bir dünya kur, orda sev..

bariisss dedi ki...

Bambaşka bir dünyada hayallerle yaşamak... Nereye kadar? Sonuçta şu an tek isteğim unutmak...